mindfulness

En Temel Alışkanlık: Kendiniz Olmak

franklincovey Blog Leave a Comment

7 Alışkanlık “Kendiniz Olma Alışkanlığını” Kırmaya Nasıl Yardımcı Olur?

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı1989’da yayınlandığından beri hala en çok satanlar listesinde yer alan birçok kişinin hayata bakışını etkileyen bir kitap. Eğitimcilik hayatıma başladığımdan beri “Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” eğitimini vererek yaklaşık 5000 kişiye dokunmuşum. Katılımcılara hayatlarını değiştirecek 7 alışkanlığı kendilerine katmanın önemini uygulamalarla, oyunlarla ve biraz da teorik bilgiyle anlatmaya çalışırız. Bazen eğitimi hayatına uygulayanlardan bir “teşekkür” e-postasıyla geribildirim gelir ki, eğitimciliğin en tatlı yanı da budur.

Hayata uygulayanların neyi farklı yaptığını sorgularım. Sanırım yanıtı şu: Biz kişilere kendilerine yeni alışkanlıklar katmalarından bahsediyoruz ancak kendilerine yeni bir şey katmayı başaranlar ancak en temel alışkanlık olan “kendi olma alışkanlığını” kıranlar oluyor yani ikinci alışkanlığı en iyi içselleştirenler ve paradigmalarına uzaktan bakabilenler.

  • “Kendi olma alışkanlığını kırmak” ile ikinci alışkanlığı nasıl bağladı?
  • İkinci alışkanlık da ne? (Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı’na aşina olmayanların sorusu olabilir)
  • Paradigma mı?

diye düşünüyorsanız okumaya devam edin.

Şimdi biraz nöro-bilimsel teoriye bakalım. (Dr. Joe Dispenza, “Breaking The Habit of Being Yourself”) Hayatımız boyunca maruz kaldığımız tüm bilgi ve deneyimler beynin sinaptik bağlantılarında depolanır. Hayatımız boyunca sergilediğimiz davranışlar beynimizi oluşturan nöron (sinir hücresi)  ağlarına yerleşir. Bunu çimenleri ezilmiş bir patika gibi düşünün. Yayalar bazen kestirme yol olsun diye çimenlere basıp geçerek bir yere ulaşırlar. Çimenler üstlerine basıldıkça ezilir ve orada bir patika oluşur. Çimenleri ezmemek amacıyla ilk başta kestirme yolu tercih etmeyen yayalar da bir süre sonra bu yoldan gitmeye başlarlar ve patika iyice düzleşir ve keskinleşir, adeta bir otoyola” dönüşür. İşte beynin sinaptik bağlantıları da aynen böyledir.

Deneyimlediğimiz tüm anılar aslında dış çevremizdir. Yani aslında beynimiz çevremize denktir. Eğer biz aynı düşüncelerle işlem yapmayı sürdürürsek aynı gerçekliği üretmeye devam eder yani kendimiz olma alışkanlığını sürdürürüz. Rutin, bilinçaltı otomatik düşüncelerle eylemlerimizi devam ettiriz. (Hebb kanunu: “Birlikte ateşleyen sinir hücreleri birlikte bağlanır”) Aynı yoldan işe gitmek, olayları, iş arkadaşlarını, yöneticiyi, aile üyelerini aynı düşünme sistemiyle (paradigmalar) değerlendirmek, aynı yoldan eve dönmek, yemek yemek, dizi seyretmek, yatmak…

Güzel haber şu: Döngüyü yaratan biz isek, kıran da biz olabiliriz. Bu döngü nasıl kırılır? Yanıtı 7 alışkanlıktan ikincisi olan “Sonunu Düşünerek İşe Başla” yani vizyon alışkanlığında. Beyin, çevremize denktir demiştik. Öyleyse beynimi (ve kendimi) aşmak için çevremden büyük düşünmem gerekir. İşte bu da bizi ikinci alışkanlığa yani vizyona getirir. İş hayatında, sporda, bilimde iz bırakanlar kendilerini bir vizyona adamış olanlar, zihinleri mevcut çevrenin ötesinde olanlar.

İşte Etkili İnsanların 7 Alışkanlık eğitimi bizzat yaşamak için geldiğinizde kendiniz olma alışkanlığını kırmak için öncelikle:

  • Paradigmalarınızı inceleyeceğiz. Paradigmalarınız ne ve bunlar ne kadar etkili?
  • Sizin için önemli alanlarda vizyonunu belirleyeceğiz.

Bilgilerini tazelemek isteyenlerin ise kitabın giriş ve 2. alışkanlık bölümünü okumlarını öneririm.

Hep kendimize yeni bir şeyler eklememizin öneminden bahsedilir ama daha da önemlisi kendimde işlevsel olmayan neyi bırakmalıyım sorusudur.

Kendiniz olma alışkanlığını kıracağınız güzel günler dilerim…

sibel_kucuk

 

 

Sibel Demirel
FranklinCovey Türkiye Verimlilik Uygulama Lideri ve Koç

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anti Spam: *