kendihayatininyonetmeniol 750x550

Hayatının Yönetmeni Ol…

franklincovey Blog

Değerler doğuştan mı gelir? 

Uzun zamandır insanlığın sorduğu bir soru?

İnsanlarda iyilik, ahlak, değerler ve vicdanlı doğma şansı var mı acaba?

İyi ve kötü olmayı nasıl öğreniyoruz?

Çevremiz mi öğretiyor bize? Yoksa ailemiz, öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımız mı etkili?

Bebekleri ele alalım mesela. Üç aylık bir bebek düşünün, tüm ihtiyaçları annesi tarafından karşılanan, duygularını sadece mimiklerini kullanarak ifade edebilen, mızmızlanan, istediklerini anlatamayan bir bebek. Anneye ihtiyacı var kısaca ve bağımlı. Her ne kadar duygu ve düşüncelerini kelimeler ile anlatamasalar da iyi ve kötü arasında gördüklerini işleme ve bu doğrultuda karar verme yeteneğine sahipler. Kısacası “doğuştan faydalı” bireyler olmak içgüdüsü doğuyoruz.

Davranışlarımızın Kökeni

Peki kötü davranışların kökeni nereden geliyor?

Birçok farklı sebebi olabileceği gibi araştırmalar neticesinde çıkan sonucu “Anti sosyalliğe” bağlamak seçeneklerden sadece biri.

“Benzer, benzeri sever”.

Bu özelliğimiz bizi sonuna dek takip ediyor. Benzerlerimiz ile rahat iletişim kuruyoruz, benzerlerimiz ile çalışmaya çalışıyoruz, benzerimizi arayıp bulmaya ve sevmeye çalışıyoruz hatta benzerimize aşık oluyoruz. Bu bahsettiğim narsisim değil sadece, iletişim kurmakta zorlanmadığımız kişiyi bilinçli tercihimiz yapıyoruz.

Şimdi 7 yaşınıza dönün ve gözlerini kapayıp düşünün, kendi başınıza yemek yemek, giyinmek, karar vermek, ifade etmek, istemek, söylemek ile temas yavaş yavaş kalkarken, otorite ile yüzleşmeye başlıyor ve ilk tanıştığımız ” aman dur, yapma, elleme,” kısaca “sen yetersizsin, asla deneme başaramazsın” kuralları ile asi ve uslu tepkiler vermek arasında sıkışıp kalıyoruz. Bir yandan mahalle baskısı ile sıkışıp kaldığımız kurallar bir yandan Özgür İrademizi kullanarak kendimizi gerçekleştirme isteğimiz, bir yandan yavaş yavaş kirlettiğimiz gözlerimizin üzerinde duran ve tüm dünyaya bakışımızı etkileyen hayali lenslerimiz kısaca “dünyaya bakış açımız”.

Üniversite bitene kadar” asla deneme başaramazsın, başımıza icat çıkarma, başkaları denedi sanki sen mi yapacaksın” ile bilinçaltımıza yavaş yavaş işleyen mesajlar yığının oluşturduğu yükü şimdi bir daha düşünün. Üniversite bitmiş, hayata atılmış “bağımlı” birey sizce ne kadar kendi hayatına odaklanarak yaşar? Sürekli kurban olduğunun, yetersiz olduğunun düşündürüldüğü ve “Kendi kararlarını alma cesareti göstermeyen bir birey ne kadar sorumluluk alır ve kendi hayatının yönetmeni olur?”

Geçmiş Olumsuz Davranışlar

Her ne kadar bakış açımızı etkileyen “Paradigma” larımız olsa da ki Latince’de “kalıp” demek, bakış açımızın arkasındaki kalıpları anlayarak (Paradigmalarımız) ilerlediğimizde, davranışlarımızın sonuçlarını daha etkin şekilde görmeye başlıyoruz.

Oluşan bu kalıplar bir araya gelmeye başladığında Puzle ın tüm parçaları da bir araya gelmeye başlıyor. Karakterimizin yapı taşlarını büyük ölçüde 0-12 yaşlarımız arasında yaşadıklarımızla oluşturmaya başlıyoruz ama bu kalıpları yenileri ile değiştirmek mümkün. Geçmiş olumsuz davranışlara karşılık bugün sorumluluk alma bilinci ile ilerlediğimizde beceri ile aldığımız kararların arkasında durduğumuzda ve tepkisel olmayarak düşünmeyi seçtiğimizde yönetmeye başlıyoruz.

“Hayatınızda küçük değişiklikler yapmak istiyorsanız davranışlarınız üzerinde çalışın. Ancak muhteşem ilerlemeler elde etmek ilerlemeler elde etmek istiyorsanız, paradigmalarınız üzerinde çalışın.”

Stephen R.Covey

Hayat size rağmen değil, size doğru olsun…

  • Hayatınızın sorumluluğunu alın ve unutmayın “asıl olan sizsiniz, siz iyi iseniz çevrenizde etki ettiğiniz her şey daha iyi”
  • Enerjinizi yapabileceklerinize odaklayın. Kendinizi başkaları ile kıyaslama yapmak isteyen beyninizi susturun ve kendi performansınıza odaklanın.
  • Korkularınız yerine hedeflerinizi tanımlayın, çünkü hayallerimizde gerçeklerden çok daha fazla acı çekeriz.
  • Değiştirmek istediklerinizi listeleyin ve önceliklerinize odaklanın .”Unutmayın meşgul olmak çok çalışmak değildir”
  • Ertelemeyin, ertelemek korkularımızın bize dayatmasıdır. Cesur olun, karar alın ve kararınıza sadık olun
  • Güçlü sosyal ilişkiler kurun. Yapılan araştırmalarda güçlü ve olumlu sosyal ilişkiler kuran insanların ileri yaşlarda bile ortalama insandan dinç bir hafızaya sahip oldukları ortaya çıkıyor.
  • Size zarar veren ilişkilerinizden kurtulun, sizi aşağı çeken ve mutsuz eden ilişkileriniz sadece daha reaktif tepkiler vermenize sebep olacaktır.
  • Kendinize iyi bakın ve unutmayın beden, zihin, akıl ve kalp içinde yaşadığımız mucizevi makinanın en değerli parçaları. Bu parçalara bakım yapın ve özen gösterin. Uyuyun, egzersiz yapın, dengeli beslenin, seyahat edin ve bol bol kitap okuyun. Kısacası beden ve ruh sağlığınıza dikkat edin ve unutmayın…

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”

Gandhi

IMG_0812

 

 

 

Alper Güney FranklinCovey Türkiye Liderlik Modüler Serisi Uygulama Lideri