İnsanlara liderlik ediyorsanız, onların fark yaratmaları için de çabalıyorsunuz demektir. İster küçük bir çalışma grubu, isterse büyük bir şirkette olun, liderlik ettiğiniz topluluk içindeki insanlar davranışlarını değiştirmedikçe başarılı sonuçlar elde etmeniz mümkün değildir. Tabii başarıya ulaşmak için insanların sadece işbirliği yapmaları değil sadakati de gereklidir. Diğer taraftan her liderin bildiği gibi, günlük zorluklar karşısında ayakta kalacak duygusal ve zihinsel bağlılığı sağlamak hiç de kolay değildir. Eğer kazanması mümkün bir oyun tasarlamak istiyorsanız ‘Uygulamanın 4 Disiplini’ne göz atmanızda fayda var. Dört disiplin, birbiriyle yarışan sözde öncelikler ve bazen de oyalayıcı işler karşısında öncelikli hedeflerinize odaklanmanızı sağlayıp bunlara ulaşmanıza yardımcı olur. Bu disiplinler güçlü oldukları kadar, uygulaması zorlayıcı olabilir çünkü bazı alışkanlıklardan vazgeçilmesini gerektirir.

Disiplin 1: Olmazsa Olmaz Hedeflere Odaklanın

Daha fazla iş yapmaya çalıştıkça daha az başarıya ulaşırsınız. Bu hepimizin yaşadığı temel bir sorundur. Pek çok lider bunu gözden kaçırır. Çünkü hırslı insanlar azla yetinmek istemezler, hele de iyi fikirlere hayır demek zorunda kalacaklarsa… Daha çoğunu yapmaya alışmışlardır. Fakat iyi fikirler büyük çoğunlukla, kapasite olarak, yapabileceklerimizden fazladır.

Onlarca hedefle aynı anda uğraşmak yerine bir veya iki tane Olmazsa Olmaz Hedef® belirleyin. İşletmeniz için gerekli işleri yok saymanızı söylemiyorum, gelişmesini en çok istediğiniz, işe ve sonuca etki edecek yerlere, alanlara odaklanmanızı söylüyorum. Her önemli hedef ulaşılmaya değer, Olmazsa Olmaz Hedef® ise ulaşılması zorunlu olanlardır. Bunu yapamazsanız ulaştığınız diğer hedefler de anlamsızlaşır. Bu yüzden aynı anda 6, 8 belki 10 işi yürütmeye çalışmak çok zarar vericidir. Bir veya iki Olmazsa Olmaz Hedefe® kusursuz şekilde ulaşabilecekken daha fazla sayıda hedefe yönelirseniz her yerde vasat sonuçlar alırsınız. Olmazsa Olmaz Hedefleri® belirlerken özel ilgi gerektiren, öncelikli işlerin de ne olduğuna karar vermiş olursunuz. Yani normal çalışma temponuzda başaramayacağınız işlerden söz ediyoruz. Olmazsa Olmaz Hedefleri® belirlemek için şu an nerede olduğunuza, nerede olmak istediğinize ve bunun ne zaman gerçekleşmesi gerektiğine karar verin. Başka bir deyişle, başlangıç ve bitiş noktanızı ve zaman sınırınızı belirleyin. Tekil bir hedefe yönelmek psikolojik açıdan da çok önemlidir. Bu, odaklanmanın disiplini ve kazanan bir oyun yaratmanın ilk adımıdır.

Disiplin 2: Süreç Ölçütlerine Göre Hareket Edin

Ulaşmaya çalıştığınız hedef ne olursa olsun, başarınız iki ölçütle değerlendirilir: SONUÇ ve SÜREÇ.

Sonuç ölçütleri Olmazsa Olmaz Hedefinizdeki başarınızı ölçer. Kazanç, kâr, kalite ve müşteri memnuniyeti, geceleri uykunuzu kaçıran ölçütlerdir. Sonuç ölçütleri diyoruz, çünkü bunların farkına vardığınızda yapabileceğiniz bir şey kalmamış demektir. Onları düzeltemezsiniz. Artık tarih olmuşlardır.

Süreç ölçütleri ise sonuçları doğuran etkenleri ölçer. Sonucu öngörmenizi sağlarlar ve doğrudan ekibinizin etkisi altındadırlar. Sonuç ölçütüne yaygın bir örnek de kilo vermektir. Her akşam tartıldığınızda gördüğünüz sonuç ölçütüdür. Peki kilo vermeyi sağlayan aktiviteler yani süreç ölçütleri nelerdir? Düzgün yeme alışkanlığı (diyet, aldığımız kalori miktarı) ve egzersiz (harcanan kalori miktarı) kilo vermeyi etkileyen aktivitelerin başındadırlar ve şu an benim en çok etkileyebileceğim ve eyleme geçirilebilecek süreç ölçütleridir.

Sonuç ölçütü başarıp başaramadığınızı söylerken, süreç ölçütüyse bu başarıyı öngörür. Sonuç ölçütünü etkilemek çok zordur, süreç ölçütü ise tamamen sizin eylemlerinize bağlı ve etkiniz altındadır. Süreç ölçütlerini Olmazsa Olmaz Hedefinizi taşıyan bir kaldıraç gibi düşünün. Dikkatli olun. En akıllı insanlar bile etkileyemeyecekleri halde sonuç ölçütlerini değiştirmek için çaba harcayabilirler. Çünkü sonucu ölçmek süreci ölçmekten daha basittir ve ulaşılan noktaya dair net bir veri gösterirler. Oysaki süreç ölçütleri sizin başarınıza destek olacağını öngördüğünüz ve sonucu hemen göstermeyen çabalardır.

Disiplin 3: Zorlayıcı Bir Skor Tabelası Tutun

İnsanlar skor tutulduğu zaman farklı bir oyun sergiler. Şüpheniz varsa futbol veya basketbol oynayan gençleri izleyin. Skor tutmadıkları zaman tam anlamıyla oynuyor sayılmazlar. Konuşur, gülüşür, birbirlerine gösteriş yaparlar. Biri skor tutmaya başlarsa işler değişir. Daha hırslı oynamaya başlarlar. Toplanırlar, plan yaparlar, daha büyük bir enerjiyle hareket ederler. Gelişimi anlık olarak takip edemedikleri zaman, süreç veya sonuç ölçütleri takım için bir şey ifade etmez.

Ekibiniz kazanıyor mu kaybediyor mu farkında olmalı; yoksa nasıl oynamaları gerektiğini bilemezler. Zorlayıcı bir skor tabelası ekibinize nerede olduklarını ve nerede olmaları gerektiğini gösterir —bu da sorun çözmek ve karar almak için gerekli bir bilgi ve motivasyondur.

Bu disiplin, bağlılığın disiplinidir. İnsanlar en iyi performansı duygusal bağlılıkları olduğunda verir, bu bağlılığı da kazanıyor ya da kaybediyorsa da en iyi skorun farkında olarak sağlayabilirler. Bu kadar basit.

Skor tabelasının nasıl olması gerektiğini oyunculardan iyi kimse belirleyemez. Bir oyuncunun skor tabelası daha basittir, koçların sevdiği karmaşık tabelalar gibi değildir. Oyuncular skorun farkındaysa ve değiştirebiliyorsa, sonuç ölçütlerini etkileyebiliyorsa ve sonuç ölçütleri de sürece yansıyorsa kazanılabilir bir oyun yarattınız demektir. İlk üç disiplin kazanılabilir bir oyun yaratmanın formülünü sunar.

Disiplin 4: Ekibin Birbirine Hesap Verdiği Bir Atmosfer Yaratın

Dördüncü disiplin, diğer üç disiplinde yarattığımız oyunu; nasıl oynayacağımız, hesap verme ritmini nasıl yaratacağımızla ilgili… Hesap verme ritmi Olmazsa Olmaz Hedefler üzerine yapılan ekip toplantılarını işaret eder. Bu toplantılar bazen haftalık bazen de günlük olarak yapılır ve 20 dakikayı geçmez. Belirlenen süre içinde ekip üyeleri aldıkları sorumluluklara dair birbirlerine hesap verir ve skoru daha yukarı taşımak için bir sonraki hafta neler yapılacağına karar verirler ve yine bir sonraki hafta hesabını verecekleri taahhütte bulunurlar.

Dördüncü disiplinin sırrı, ekip üyelerinin bu toplantılarda birbirlerine verdiği sözlerdedir. Ekip üyeleri şu basit soruyu yanıtlar, “Bu hafta skor tabelasında en büyük etkiyi bırakacak hangi önemli işleri gerçekleştirebilirim?” En başarılı ekipler bir hesap verme ritmi içinde çalışırlar, bu ritimde her hafta birbirlerine hesap verir ve bir sonraki hafta skoru yukarı taşımaya devam etmek üzere plan yaparlar. Toplantıda ayrıca her ekip üyesi üç konuda cevap verir:

Sorumluluk: Bir önceki haftanın sorumluluklarına dair bir rapor. Burada başarıların takdir edildiğini göreceksiniz. Aynı zamanda yardım istemekten çekinen insanların kendilerini ifade ettiğine şahit olacaksınız.

Değerlendirme: Skor tabelası gözden geçirilir. Başarılar ve başarısızlıklardan ders çıkarılır. Skor yukarı taşındığında insanların heyecanını göreceksiniz. Çıkarılan derslerden sonra bir sonraki haftaya taşınan enerjiyi hissedeceksiniz.

Planlama: Önceki işleri bitirip yeni sorumluluklar alınır. Birlikte sorun çözme enerjisini göreceksiniz, insanlar birbirine yardım etmek için de gönüllü olacaklar. Ekip üyeleri skoru yukarı taşımak için özel görevler üstlenmek isteyecekler.

İnsanlar sadece yöneticilerine karşı değil, ekip arkadaşlarına karşı da sorumluluk aldığında, bu sorumluluk profesyonel bir işin dışında kişisel olarak verilmiş bir söze dönüşür. Ekip Olmazsa Olmaz Hedefe doğrudan etki ettiklerini gördüğünde kazandıklarının da farkına varır. Moral ve bağlılığı arttıran en önemli etken de kazanmaktır.

Kazanmayı sağlayacak bir oyun yaratmanın 4 disiplini sadece Kazanan Kültür yaratmanızı sağlamaz aynı zamanda çevik ve bağlılığı yüksek bir ekip ve geleceğin liderlerini yetiştirmenizi sağlar.

 

 

Selda Bağlan

FranklinCovey Türkiye Genel Müdürü, 4DX Uygulama Lideri ve Koç