Değişim, kriz ve bilinmezlik çağında bir liderin elindeki en büyük varlığı güvenilirliğidir. Sahip olduğu en geçerli değer, insanların ona duyduğu güvendir. Sahip olacağı en büyük güç ise bu güveni çevresine nasıl yaydığına bağlıdır.

Güven her şeyi değiştirir. Lider güvenilirliğini kaybederse diğer her şeyi yapabilme becerisi zarar görür. Özellikle kriz zamanlarında güven kültürü yaratmak için gerekenler yapılırsa daha çevik, yaratıcı ve iş birlikçi bir ortam yaratılabilir.

Çoğu kriz durumunda verilen en önemli tavsiye, ‘iletişim, iletişim, iletişim’dir. Önemli olansa liderin bunu nasıl yaptığıdır.  Güven olmadan kendisini ifade etmeye çalışan lider, başına çok daha büyük bir bela açar. İletişim kurarken güvenilir değilse insanlar ne dediğine inanmaz. Önerilerine kulak asmaz. Niyetini sorgular. Dolayısıyla bir liderin önce karakteri ve yetkinlikleri ile güveni yaratması sonrasında da dört temel davranışla güveni arttırması gerekir.

  1. Gerçeklerle Yüzleş: Güveni yüksek liderler sorunlara doğrudan saldırır, en zor olanlara bile. Gerçeklerle yüzleşmek, tartışılması zor konuları tartışmak ve herkesin bildiği sorunları dile getirmekten kaçınmamaktır. Anlamadığımız bir sorunu çözemeyiz. Kötü haberi almamız şarttır. Onunla yüzleşmeli ve üzerinde çalışmalıyız, etrafında değil. Ekip üyeleri, iş arkadaşları veya uzmanlar kötü bir gidişattan bahsettiğinde ondan kaçmamalıyız. Üstüne gitmeliyiz.
  2. Şeffaflık Yarat: Kriz zamanlarında açık, samimi ve gerçek olmalıyız. Şeffaflık insanlara rahatlık ve güven verir; hiçbir şeyin saklı olmadığını bilirler. Bir şey biliyorsak bunu paylaşmak zorundayız. Bilmiyorsak da bilmediğimizi açıkça ifade edip nasıl bir yöntemle öğrenmeye ve çözmeye çalıştığımızı anlatmalıyız. Paylaşılmaması gereken bilgilerimiz varsa, bazı bilgileri paylaşamadığımızı ve bunun sebeplerini ifade etmeliyiz. Neden şeffaf olamadığımız konusunda şeffaf olmalıyız. Şeffaflık örneği sergilemeliyiz. İnsanların güvenebileceği doğruları söylemeliyiz.
  3. Açık Konuş: Şimdi, her zamankinden daha da fazla, doğruları söylememiz şart, söylemesi en zor olanları bile. Her şeyi olduğu gibi ifade etmeliyiz. Kötü haberlerle ilgili açık ve net olduğumuzu göstermeliyiz. İnsanlar her duyduğundan hoşlanmayacaktır ama güvenebileceklerini anlayacaklardır. Bu sayede iletişim becerimizde artış olacaktır. İnsanlarla bağ kurma gücümüz artacaktır.
  4. Güven Yay: Kriz zamanlarında yüksek güvenli liderler bile “Emir-Komuta” usulü bir yönetme şeklini benimseyebiliyor. Çoğu zaman sebep korkudur: bilinmezliğin korkusu, işlerin ters gitme korkusu… Bunun sonucunda da motivasyon azalır ve insanlar işlerini düzgün yapamaz hale gelir. Çalışanlarımıza güvensizliğimizi yansıtırsak bu onlara daha iyi iş çıkarmaları için ilham vermeyecektir, hatta tam tersi bir etki bırakacaktır. Güvensizlik karşılıklıdır, çoğu kurumda çalışanların yöneticilerine güvenmemesinin sebebi, yöneticilerin de onlara güvenmemesidir…

Özetle güven daha çok güven yaratır, insanların içindeki en iyi hali ortaya çıkarır. Yüksek güvene dayalı kültürlerde insanlar daha motive, daha enerjik, daha az stresli ve daha zor yorulurlar.

 

Kaynak: Move With the Speed of Trust